Heated Rivalry - Bir İnceleme

FILM / DIZI / KITAP İNCELEMELERI

1/19/20262 min read

Kısa sürede kitleleri etkisi altına alan Heated Rivalry dizisi bize ilişkilere dair neler söylüyor? Dizi, rekabet ve çekim arasındaki geçirgenlik, özellikle kuir ilişkilenmelerde arzunun nasıl kurulduğuna dair güçlü bir sahne sunuyor.

İlk karşılaşmalarında Shane, Ilya’ya cömert biçimde iyi dileklerini sunar, bunu yaparken kırılgan, açık ve meraklı bir hali vardır. İkilinin oluşturduğu resimde Ilya’nın uzak, soğuk ve kendinden emin duruşu bir kontrast yaratır. İlerleyen kısımlarda, Ilya’nın babasıyla ilişkisine dair fikir sahibi oldukça Ilya’nın uzaklık ve küstahlığının, onu dışarıdan gelecek saldırılara karşı koruyan bir zırh olduğu izlenimine kapılırız. Lacan’a göre arzu, eksiklikten doğar. Shane’e duyduğu arzu, Ilya’yı kendisinde üstlenmekte zorlandığı kırılgan, etkilenmeye açık, duygusal tarafıyla yüzleşmeye zorlayacaktır. Örneğin, Shane, Ilya’ya ‘’sana ihtiyacım var’’ diyebildiğinde, bu Ilya için ilişkide bir dönüm noktası oluyor. İlerleyen zamanlarda ise Ilya, yaşadığı kayba dair destek almak konusunda ikircikli duygular hissediyor. Bir taraftan ihtiyaçlılığından utanan, özür dileyen bir yanını, diğer yandan arada bir ‘’dil bariyeri’’ olduğunda gösterebildiği yatıştırılma, desteklenme gereksinimini görüyoruz.

Belki bu ikircikli duyguları, hem babasının eksikliğe tahammülsüzlüğü ve mükemmellik talebi hem de abisiyle kurduğu tek taraflı ilişki bağlamında düşünebiliriz. Ilya, bu taleplere boyun eğer ve görünüşte öfkesiyle temas halinde değildir. Ilya’nın taşımakta güçlük duyduğu şüphe ve öfke, belki de Shane’in ‘’yenilmem için mi bana bunları yazıyor’’ şüphesinde ifade buluyor. Ilya’nın şüphesi de aslında kurulan yakınlığın değersiz olduğu, öteki için sadece başarının/kişisel çıkarların önemli olduğuna dair bir şüphedir.

Shane ise bazen mecazları gerçek anlamıyla alışıyla, açık sözlülüğe duyduğu gereksinimle Ilya’nın doğrudanlığına çekilir. Hikayede genellikle ilişkideki bir meseleyi açıklığa kavuşturma talebinin Shane’den geldiğini görüyoruz. Fakat Ilya için de güvenmenin zorluğu aşikâr. Fakat bu zorluk, aynı zamanda ilişkinin yeşerdiği zemine dair bir güvensizliğe de işaret ediyor. Yaşamlarını adadıkları spor, aynı zamanda neredeyse erkekliğin bir performansa dönüştüğü bir alan ve işlerini, itibarlarını ve tutkularını kaybetme tehdidini her yakınlaşmada hissediyorlar.

Çiftin ilişkide ve hayatta kendilerini konumlandırmaya çalıştıkları meseleler yakınlık – güvensizlik, ihtiyaç – bağımsızlık, rekabet – takdir gibi gözüküyor. Ayaklarının altında sarsılan bir zeminde, ilişki dışındaki bir üçüncünün cesaretinden de ilhamla zaman içinde eşikte duran adımlarını ilişkiye doğru atabildiklerini görüyoruz. Shane ve Ilya’nın ilişkisi, birbiriyle kıyasıya mücadele ederken haset tuzaklarına düşmeyen, sessizce birbirini destekleyen ve birbirinin başarılarından etkilenerek gelişebilen, hikayelerine eşlik etmesi oldukça keyifli bir ilişki.